TÜRKİYE' NİN ASIRLIK ÇEVRE FELAKETİ BALYA MADENİ

1880 yılında Fransız Société des Mines de Balya-Karaaydın tarafından işletilmeye başlanan Balya Kurşun ve Çinko Madeni'nin geride bıraktığı milyonlarca ton cüruf, bir asırdır doğayı tehdit ediyor.

TÜRKİYE' NİN ASIRLIK ÇEVRE FELAKETİ BALYA MADENİ

Balıkesir'in Balya ilçesi, Osmanlı döneminin en önemli madencilik merkezlerinden biri olarak biliniyor. 1880 yılında Fransız şirketi Société des Mines de Balya-Karaaydın tarafından işletilmeye başlanan maden sahasında onlarca yıl süren faaliyetlerin ardından geriye devasa cüruf yığınları ve ağır metal içeren atıklar kaldı.

Maden faaliyetlerinin sona ermesinin üzerinden onlarca yıl geçmesine rağmen atıkların büyük bölümünün hâlâ bölgede bulunması tepki çekiyor. Kurşun, çinko, arsenik ve çeşitli ağır metalleri içerdiği belirtilen cürufların yağışlarla birlikte çevreye yayılabildiği, bilimsel çalışmalarda da dile getiriliyor.

Uzmanlar, bölgede oluşan asidik maden drenajının toprak ve su kaynakları açısından risk oluşturduğuna dikkat çekiyor. Özellikle tarım alanları ve yerleşim bölgelerine yakın noktalarda bulunan atık sahalarının, yalnızca Balya'yı değil çevredeki yerleşimleri de etkileyebilecek bir çevre sorunu yarattığı belirtiliyor.

Aradan geçen yaklaşık 145 yıla rağmen milyonlarca ton maden atığının bulunduğu alanda kapsamlı bir rehabilitasyon çalışmasının tamamlanmamış olması eleştirilere neden oluyor. Çevre savunucuları, ağır metal kirliliğinin gelecek kuşaklara aktarılmaması için acil önlem alınması gerektiğini vurguluyor.

Bir zamanlar bölge ekonomisinin simgesi olan Balya madenleri, bugün çevresel riskleriyle gündeme geliyor. Yıllardır açıkta duran cüruf tepeleri ise yetkililere yöneltilen tek soruyu büyütüyor: 145 yıldır doğada duran bu atıklar ne zaman temizlenecek?

BALIKESİR (UHA) - SEZGİN AKKOYUN

EKONOMİ